gemi

gemi
корабль, судно, лайнер
- kabotaj gemisi
- nakliye gemisi
- sarnıç gemisi
- ticaret gemisi
- transatlantik gemi
- uçak gemisi
- uzay gemisi
- yangin gemisi
- yelken gemisi
- yolcu gemisi
- yük gemisi

İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük. . 2005.

Игры ⚽ Поможем решить контрольную работу

Смотреть что такое "gemi" в других словарях:

  • gémi — gémi …   Dictionnaire des rimes

  • gemi — elem. mugur, boboc, germen vegetativ . (< fr. gemmi , cf. lat. gemma) Trimis de raduborza, 15.09.2007. Sursa: MDN …   Dicționar Român

  • gemi — is., den. Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine Yük gemisi. Savaş gemisi. Birleşik Sözler gemi adamı gemi aslanı gemi bozma gemi çıkışı gemi enkazı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi karaya oturmak — gemi, sığ bir yere saplanıp kalmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi azıya almak — 1) at, gemi azıları arasına alıp etkisiz bırakarak süvarisinin yönetiminden çıkmak ve alabildiğine koşmak 2) mec. söz dinlemez olmak Kim var kim yok geldi toplandı. Derken her kafadan bir ses çıktı, kimi kâh nalına, kâh çivisine vurdu, kimi gemi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi bozma — is., den. Gideri gelirinden çok olup çalıştırılması ekonomik olmayan gemi hurdaya ayrılıp sökülme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi çıkışı — is., den. Gerekli işlemler yapıldıktan sonra gemi limanı terk etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi ızgarası — is., den. Üstünde gemi yapılan büyük kızak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi leşi — is. Batmış gemi teknesi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi baş vurmak — den. önden gelen dalgalarla gemi başı kalkıp kalkıp inmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gemi dövünmek — den. şiddetli dalgaların etkisiyle gemi bağlı veya demirli olduğu yerde inip kalkmak, sallanmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»